MÜSLÜMANLARIN PARLEMENTOSUMÜSLÜMANLARIN PARLEMENTOSU
TUR DAĞI PEYGAMBERLİK RÜTBESİ UFUK YÜCE UFUK UMRE KAVRAMI URF KAVRAMI ÜLÜL EMİR MÜSLÜMANLARIN PARLEMENTOSO
TUR DAĞI PEYGAMBERLİK RÜTBESİ UFUK YÜCE UFUK UMRE KAVRAMI URF KAVRAMI ÜLÜL EMİR MÜSLÜMANLARIN PARLEMENTOSO
Lozan hezimetiyle Müslüman Anadolu halkı öz değerlerinden koparıldı. Hukukunu, tarihini, kültürünü reddetmek şartıyla sözde özgürlüğü kendisine takdim edilen, özde ise boynuna pranga vurulup müstemleke hâline getirilen Müslüman Anadolu halkına, İsviçre’nin
Sâmî dillerden Akkadca’da, Sâbiî dilinde, Habeşçe’de ve İbrânîce’de “kamer, şehr (ay), zaman” veya “ayı görmek” anlamlarındaki yareah/yerah kelimesinden Arapça’ya erreha/verraha şeklinde geçen fiilden türeyen târîh (te’rîh) “aya göre vakit tayin etmek, bir olayın meydana geldiği günü
Sözlükte “bir şeyi bilmek, iyi ve tam anlamak, derinlemesine kavramak” mânasına gelen fıkıh kelimesi ilim, fehim gibi yakın anlamlı diğer kavramlara göre daha özel bir anlam taşır. Fakīh de (çoğulu fukahâ) “bir konuyu derinden kavrayan,
I. TARİHÇEA) Etimoloji ve Kapsam. “Eski” anlamındaki kadîmin zıddı olan hadîs kelimesi (çoğulu ehâdîs) tahdîs masdarından isim olup “haber” mânasına gelir. İnsana uyanıkken veya uykuda duyurulmak yahut vahyedilmek suretiyle iletilen her söze, ayrıca anlatılan kıssaya (“hadîsü Mûsâ”
I. TARİFİ ve İSİMLERİKur’ân kelimesinin türediği kök konusunda farklı görüşler vardır. Bu görüşleri, kelimenin hemzesiz ve hemzeli olduğunu savunanlar olarak iki grupta ele almak mümkündür. Kur’an isminin hemzesiz olduğunu söyleyenler içinde
TAHRİF KAVRAMI TAİF- TAYFUN BAHÇE SAHİPLERİNİN AZABI
SALAT SÖZCÜĞÜ SALB ÇARMIHA GERME
SAFA VE MERVE SÖZCÜKLERİ ALLAH’IN AYETLERİ SAHRA AĞLAMA DUVARI YAHUDİLERDE HACC
SABIR SÖZCÜĞÜ SABRIN ÖZÜ SADAKA KAVRAMI